Neden Birlikte Çalışmalıyız?

Birlikte Çalışabilirliğin Önemi

Günümüzde verinin ve özellikle coğrafi bilginin kullanımı çeşitli ihtiyaçlar nedeniyle giderek artmaktadır. Bu artış sadece verinin hacmi ile sınırlı olmayıp aynı zamanda kullanım alanlarında da olmaktadır. Afet ve acil durum yönetiminden sağlık alanına, çevre korumadan inşaat sektörüne kadar uzanan ve bir zamanlar birbiri ile etkileşimi az ama giderek iç içe giren pek çok sektör coğrafi veriyi daha sıklıkla kullanır hale gelmektedir. Organize coğrafi bilginin sağladığı faydalar arttıkça, veriye ve sunulan hizmetlere olan ihtiyaç daha da artmaktadır. Bu husus, coğrafi verinin farklı teknoloji ve yaklaşımlar kullanan sektör ve alanlar tarafından yeniden kullanılabilmesini de gerektirmektedir. Coğrafi veri ve coğrafi bilgi sistemi kavramları diğer veri yapıları ve bilgi sistemlerinden önemli farklılıklar göstermektedir. İlk olarak karmaşık süreçlerin anlık bir bileşeni değil, çoğu zaman başlangıçtan bitişe uzanan her adımda ihtiyaç duyulan ve kullanılan bir bileşenidir. Coğrafi veri tanımı gereği neredeyse sınırsız denilebilecek bir çeşitliliği ifade etmektedir. Gökyüzünden denizlerin dibine uzanan konum ve geçmişten geleceğe uzanan zaman boyutunda hemen hemen her yerde ve farklı şekillerde coğrafi veri vardır. Böylesi zengin ve karmaşık veri çok sayıda kurum, kuruluş ve hatta bireyler tarafından toplanmakta ve çeşitli araçlar ve sistemler aracılığı ile kullanılabilmektedir. Coğrafi veri ve coğrafi bilgi sistemi ile ilgili bir diğer husus ise kullanılan her bir veri veya sistemin elde edilen sonucu anlamsal olarak güçlendirdiği, bütünleştirdiği ve aynı zamanda ciddi katma değer sağladığıdır. Yani farklı coğrafi bilgilerin bir arada kullanılabilmesi elde edilen faydayı önemli oranda arttırmaktadır. Üretilen coğrafi bilginin, paylaşıldığı sistemlerin, iş süreçlerinin ve çeşitli işlevsel birimlerin beraber çalışarak ortak bir işlevi yerine getirmeleri ise büyük önem arz etmektedir.

 

Yukarıda bahsedilen hususlar esas alındığında, coğrafi verinin toplanmasından kullanılmasına uzanan her süreçte mutlaka göz önünde bulundurulması gereken en önemli hususlardan biri “birlikte çalışabilirlik”tir. Coğrafi bilgi kullanılarak sağlanan fayda, farklı veri ve süreçlerin bir araya gelmesi sayesinde çarpan etkisi ile artmakta ve istenilen amaca en iyi şekilde hizmet etmektedir. Coğrafi veri ve coğrafi bilgi sistemi kapsamında ele alınabilecek “birlikte çalışabilirlik” kavramı, doğru stratejiler kurulduğu zaman, verilerin paylaşımının daha etkili ve daha kolay olmasını sağlamaktadır. Planlı olmayan süreçler ve yaklaşımların sonucunda üretilen coğrafi verilerin bir araya getirilmesi ve birlikte kullanılmaya çalışılması oldukça zor ve bazen mümkün olmayan bir süreç olabilmektedir. Dolayısı ile bu zorunlu gereksinim, her süreçte çok dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır. Birlikte çalışabilirlik; veri yapılarından sunum tekniklerine, bilgisayar ağlarından bilgi güvenliğine uzanan pek çok teknoloji veya yaklaşımı içermektedir. Dolayısı ile kurumlar ve kurumlar üstü idareler tarafından ele alınmakta ve ciddi süreçlerden geçerek şekillenmektedir. Böylesi bir yapı tarafından tasarlanmayan tüm çabalar iyi niyetli bile olsa istenilen amaca hizmet etmeyecek ve boşa giden bir emek olacaktır.

 

Coğrafi veriyi merkeze koyan birlikte çalışabilirlik kavramı şu anda ülkemizde yoğun bir şekilde yaşanan kalkınma sürecinin ve e-devlet çalışmalarının hızlandırılması, etkinleştirilmesi ve sürdürülebilirliğin sağlanması açısından da büyük önem arz etmektedir. Günümüzde coğrafi veri olmadan kalkınma ve gelişmeden bahsedilmesi mümkün değildir. Burada özellikle ana işi coğrafi veri üretmek olan kurumlara; vatandaş, özel sektör veya dolaylı olarak coğrafi veri üreten veya kullanan diğer kurumlara örnek olmak gibi önemli bir rol düşmektedir. Bu kapsamda coğrafi verinin diğer ihtiyaç sahiplerince kolayca bulunabilmesi, gerektiğinde sorunsuz ve hızlı bir şekilde erişimi ve kullanılabilmesi gerekmektedir. Farklı kaynaklar tarafından farklı teknoloji ve yaklaşımlarla toplanan coğrafi verinin ortak bir standarda dönüştürülmesi tahmin edildiğinden zahmetli bir iştir. Örneğin bir akarsu su bilimciler tarafından bir yaşam sahası olarak tanımlanabilmekte, sınır güvenliğinden sorumlu kuruluşlar tarafından ise iki ülkeyi ayıran bir çizgi olarak değerlendirilmektedir. Özünde aynı olan bu veri farklı idarelerce çeşitli yöntemlerle toplanmakta, değerlendirilmekte ve ihtiyaçlarına göre tanımlanıp kullanılmaktadır. Zor olan husus coğrafi bilgiyi, emek ve maliyet israfı olmadan herkes tarafından kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde kullandırabilecek alt yapıyı sağlamaktır.

 

Coğrafi veriye ihtiyaç duyan kamu hizmetlerinin birbirine bağlı ve birlikte çalışabilir olmasının sağlanması ve hizmet kullanıcılarının ihtiyaçlarının tam olarak karşılanabilmesi için bu hizmetlerin yasal, idari, anlamsal ve teknik anlamda birbirleri ile kesintisiz olarak etkileşimi gereklidir. Bu etkileşimin önündeki engellerin tespit edilip kaldırılmasıyla hizmetlerin tanımlanması, tasarlanması, geliştirilmesi ve sunumunda tam bir mükemmelliğe ulaşılacaktır. Coğrafi verinin değeri ve getirdiği faydalar veriyi paylaştıkça artmaktadır.

Genel Birlikte Çalışabilirlik İlkeleri

Birlikte çalışabilirlik; yasal çerçevesi belirlenmiş sınırlar içerisinde, arka planda kurumlar arası etkileşimin sağlandığı ve vatandaşa dönük yüzünde tek bir organizasyon gibi davranabilen modern ve bütünleşik e-devlet yapısı; birbiriyle uyumlu, birlikte çalışabilir, etkileşimli, izlenebilir, güvenli, güvenilir ve denetlenebilir bilgi sistemlerine ihtiyaç duyar. Bilginin kurumlar arasında ve bilgi sistemlerinde kullanılabilme ve transfer edilebilme yeteneği olarak açıklanabilecek birlikte çalışabilirliğin en geniş kapsamdaki tanımı, etkin bilgi paylaşımıdır.
e-Devlet kapsamında birlikte çalışabilirliği sağlamaya yönelik faaliyetlerin amacı, düzenleyici rol üstlenerek, kamuda etkin bilgi paylaşımını sağlamak ve böylelikle bir yandan bilgi ve iletişim teknolojilerine (BİT) yapılan yatırımların geri dönüşünü hızlandırmak, diğer yandan da vatandaşlarımıza bütünleşik kamu hizmetleri sunmak ve kullanıcı memnuniyetini artırmaktır. Çünkü bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanılarak başarılması hedeflenen iki temel konu; kamu hizmetlerinin vatandaş (daha genel tanımla “kullanıcı”) ihtiyaçları gözetilerek sunumu ve gelişmiş karar destek süreçlerinin tesisidir ki, bu amaçlara ancak doğru, güncel, eksiksiz bilginin ilgili kamu kurum ve kuruluşları arasında güvenli, güvenilir ve etkin bir şekilde paylaşılması yoluyla ulaşılabilir.
E-Dönüşüm Türkiye Projesi Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberinde aşağıda belirtilen on ilke ile norm ve standartların uygulanmasıyla oluşturulacak politika sayesinde farklı sistemlerin ve kurumların birlikte çalışabilirliğinin etkin bir şekilde sağlanabileceği ifade edilmiştir.

  1. Avrupa Komisyonu Çalışmalarıyla Uyum: Birlikte çalışabilirliği mümkün kılan esaslar belirlenirken, Avrupa Komisyonu çalışmalarıyla uyum gözetilmiştir. Kurum ve kuruluşların bu esaslara uygun hareket etmesi Avrupa Komisyonu çalışmaları için bir hazırlık olacaktır.
  2. Ana İletişim Mekanizması Olarak İnternet ve www’nin Kullanımı: Kamu hizmetlerinin sunumunda, maliyet ve riskleri düşürebilmek amacıyla, internetin tüm taraflarca aktif olarak kullanımı sağlanması zorunlu tutulmuştur.
  3. Eşit Erişim Hakkı: Bilgiye ve hizmetlere, yasal çerçevede hakkı olan herkesin erişebilmesi esastır. Kamu kurum ve kuruluşları sundukları hizmetlere erişimi sağlamak üzere dezavantajlı vatandaşların da ihtiyaçlarına uygun önlemleri almak konusunda sorumlu olduğu belirtilmiştir.
  4. Güvenlik: Elektronik ortamda sunulan hizmetlerde güvenlik ihtiyaçları üzerinde durularak teknik altyapı ve bilgi güvenliği ile ilgili hususlarla ilgili düzenlemelerin geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  5. Kişisel Verilerin Korunması: Kişisel verilerin toplanmasından önce kurum ve kuruluşların, bu verilerin toplanmasının amaçlarını belli etmesi ve sonraki kullanımlarını da bu amaçlarla sınırlı tutması gerektiği ifade edilmiştir.
  6. Açık Standartların ve Uluslararası Standartların Kullanımı: Birlikte çalışabilirliği mümkün kılma ve rekabeti artırma hedefi kapsamında açık standartların kullanımı benimsenmiştir.
  7. Anlamsal Bütünlüğü Sağlayacak Ortak Standartların Kullanım: Veri değişiminde anlam bütünlüğünü sağlamak ve veri içeriğine ilişkin farklı yorumları engellemek üzere uluslararası standartlar ve kamuda kullanımına karar verilen yapı, uygulama ve çözümler kullanılacaktır.
  8. Ölçeklenebilirlik: Oluşturulacak yapının değişen ihtiyaçlara cevap verebilecek bir tasarıma sahip olması gerekliliği dikkate alınmıştır.
  9. Bilginin Zaman İçinde Korunumu: Alınan karar ve prosedürleri belgeleyen kayıtların uzun dönemde erişilebilir olması gereklidir.
  10. Katılımcılık Esası: Teknik standartların belirlenmesi sırasında, bu standartlara uymak durumunda olan kurumların katılımı sağlanmalı, karar verme sürecinde şeffaflık gözetilmelidir.

Birlikte çalışabilirlik ihtiyaçları içerisinde genel olarak teknik boyutu kapsayan, kurumların uyacağı asgari müşterek standartlar vasıtasıyla uygulama düzeyinde birlikte çalışabilirliğin gerçekleştirilebilmesine imkân tanıması, daha üst katmanlarda (anlamsal ve idari) ihtiyaçların karşılanabilmesinde kullanılacak araçları ortaya koyması, yapılacak yatırımlarda uyulacak asgari müşterek standartların belirlenmesi gibi yararlar sağlaması hedeflenmektedir.

TUCBS Birlikte Çalışabilirlik İlkeleri

TUCBS kapsamında kamu kurum ve kuruluşları tarafından coğrafi veri hizmetlerinin tasarlanması, geliştirilmesi ve sunumu sırasında uyulması gereken birlikte çalışabilirlik ilkelerini ve uygulama esaslarını tanımlayan 13 (on üç) ilke aşağıda belirtilmiştir.

Hizmette Yerellik ve Orantılılık

Yerellik ilkesi, coğrafi veri ve hizmetlerinin tasarlanmasına, geliştirilmesine ve sunumuna ilişkin alınan kararların mümkün olduğunca kullanıcıya yakın, kullanıcı odaklı ve yerel yapıya uygun olmasını gerektirmektedir. Orantılılık ilkesi, birlikte çalışabilirlik kapsamında kurumlar düzeyinde gerçekleştirilen eylemlerin TUCBS kapsamında gerçekleştirilmesi beklenen eylemlerden daha etkili olması durumunda TUCBS’nin eylemde bulunmamasını gerektirmektedir. Bu ilke doğrultusunda kurumlar, TUCBS Birlikte Çalışabilirlik Usul ve Esasları Rehberinde yer alan tavsiyelere uygun olarak kendi birlikte çalışabilirlik çerçevelerini geliştirebilir, uyarlayabilir veya genişletebilirler.

  • Tavsiye
    Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kurumsal düzeydeki birlikte çalışabilirlik çerçevelerinin veya stratejilerinin TUCBS Birlikte Çalışabilirlik Usul ve Esasları Rehberi ile uyumlaştırılması tavsiye edilmektedir.

Açıklık

Birlikte çalışabilir kamu hizmetleri bağlamında ele alındığında açıklık ilkesi, temel olarak coğrafi veriler, coğrafi verilere ilişkin standartlar ve yazılımlarla ilgilidir. Açık veri kavramı, kamuya ait olan tüm coğrafi verilerin, kişisel verilerin korunması ve milletlerarası andlaşma hükümleri gibi kısıtlayıcılar bulunmadıkça serbestçe erişilebilir, paylaşılabilir ve tekrar kullanılabilir olması gerektiği fikrine dayanmaktadır. Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan 2016/9260 sayılı Kararname eki ile kamu kurumları arasında coğrafi verilerinin ve hizmetlerin yeniden kullanımının herhangi bir sınırlama veya engel olmaksızın paylaşılmasının önü açılmıştır. Ayrıca Ulusal güvenliğe, kişisel verilerin korunmasına, fikri, sınai ve ticari haklara ilişkin mevzuat hükümleri ile milletlerarası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla her türlü coğrafi verinin erişilebilir, paylaşılabilir ve kullanılabilir olması **49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi**’nin ana ilkelerinden birini teşkil etmektedir.

Tavsiye
Kamu kurum ve kuruluşlarının karar alma süreçlerinin daha iyi izlenmesi ve uygulamada şeffaflığın sağlaması amacıyla, coğrafi verilerin mümkün olduğunca az kısıtlamayla ve açık lisanslarla yayınlanması tavsiye edilmektedir.

Tavsiye
Yasalar ile uygulanan belirli kısıtlamalar yoksa, coğrafi verilerin açık veri olarak sunulması tavsiye edilmektedir.

 
Açıklık ilkesi aynı zamanda yazılımları da kapsamaktadır. Açık kaynaklı yazılım teknolojilerinin geliştirici ve destekleyici topluluklar tarafından sürekli olarak uyarlanması, geliştirilmesi ve test edilmesi sonucunda ortaya işlevli ve istikrarlı yazılımlar çıkmaktadır. Açık kaynaklı yazılım teknolojilerinin ve ürünlerinin kullanılması; geliştirme maliyetinden tasarruf edilmesini, kilitlenme etkisinin bertaraf edilmesini ve belirli iş gereksinimlerine hızlı bir şekilde uyum sağlanmasını mümkün kılmaktadır. Kamu idareleri yalnızca açık kaynaklı yazılım kullanmakla kalmayıp, aynı zamanda ilgili geliştirici topluluklara da mümkün olduğunca katkıda bulunmalıdır.
 
  • Tavsiye
    Kamu kurum ve kuruluşlarının mümkün olduğunca açık kaynaklı yazılım teknolojilerini ve ürünlerini kullanmaları, aynı zamanda açık kaynaklı yazılım teknolojisi geliştiren topluluklara da katkıda bulunmaları tavsiye edilmektedir.

Şeffaflık

Şeffaflık ilkesi, bir kamu kurum veya kuruluşunun idari ortamı içerisindeki görünürlüğün sağlanması ile ilgilidir. Bir kamu kurum veya kuruluşunun sahip olduğu idari kurallar, iş süreçleri, coğrafi veriler ve hizmetler diğer kamu kurum ve kuruluşları, vatandaşlar ve iş dünyası tarafından görünür ve anlaşılır olduğunda şeffaflık ilkesi sağlanmış olur. Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi iş süreçlerini yürütürken kullandıkları tüm yazılım ve donanımları oluşturan dahili bilgi sistemlerine dışarıdan erişimin sağlanabilmesi amacıyla bir takım arayüzlerin var olması da büyük önem arz etmektedir. Birlikte çalışabilirliğin sağlanması, bu arayüzlerin kullanılabilirliğinin sağlanmasına bağlıdır. Şeffaflık ilkesi uygulanırken, yasal çerçevede kamu idareleri tarafından tutulan ve yönetilen kişisel verilerin korunması da güvence altına alınmalıdır.

  • Tavsiye
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının dahili bilgi sistemlerinin diğer kullanıcılar tarafından görünür ve anlaşılabilir olması amacıyla dış arayüzler sağlamaları tavsiye edilmektedir.

Yeniden kullanılabilirlik

Yeniden kullanılabilirlik ilkesi, kamu idarelerinin bir kamu hizmetinin tasarımı, sunumu ve uygulanması sırasında belirli bir sorunla karşı karşıya kalmaları durumunda, benzer bir çalışmada değerini kanıtlamış çözümleri benimseyerek veya karşılaştıkları soruna olan yararını veya ilgi düzeyini değerlendirerek diğer deneyimlerden yararlanmaya çalışmak ile ilgilidir. Bu durum, kamu idarelerinin birlikte çalışabilirlik çözümlerini, kavramlarını, çerçevelerini, standartlarını, araç ve bileşenlerini diğer kurumlarla paylaşmaya açık olmasını gerektirmektedir. Bilişim teknolojileri çözümlerinin, verinin ve bilginin yeniden kullanımı, birlikte çalışabilirliği sağlayan faktörler olup işlevsel kullanımı uzatmalarının yanı sıra maliyet ve zaman açısından da tasarruf sağlayarak kaliteyi arttırmaktadır.

  • Tavsiye
    Kamu kurum ve kuruluşlarının daha önce üretilmiş olan çözümleri yeniden kullanmaları ve kendi üretmiş oldukları çözümleri paylaşmaları ve ortak çözümlerin geliştirilmesi amacıyla işbirliği yapmaları tavsiye edilmektedir.

Teknolojik Tarafsızlık ve Verilerin Taşınabilirliği

Kamu hizmetlerinin oluşturulması sürecinde kamu idareleri, teknolojik bağımlılığın en aza indirgenmesi, belirli teknik uygulamaların veya ürünlerin kullanıcılara dayatılmasının önüne geçilmesi ve hızla gelişen teknolojik ortama ayak uyum sağlanabilmesi amacıyla öncelikle işlevsel ihtiyaçlara odaklanmalıdırlar. Kamu idareleri aynı zamanda belirli teknolojilerden veya ürünlerden bağımsız olarak kamu hizmetlerine ve verilerine erişebilmeli ve yeniden kullanabilmelidirler.

  • Tavsiye
    Kamu kurum ve kuruluşları tarafından kullanıcılara sunulacak çözümlerin belirli teknolojilere bağımlı olmaması ve yalnızca gerçek ihtiyaçlara özgü olması tavsiye edilmektedir.

Dijital tek pazar, kişilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımının güvence altına alındığı, bireylerin ve işletmelerin çevrimiçi rekabet koşullarında rekabet edebildiği ve dijital ürün ve hizmetlere erişimin sorunsuzca sağlandığı bir pazardır. Dijital tek pazarın işleyişi gereği, verilerin serbest dolaşımının desteklenmesi ve kilitlenmenin önlenmesi için verilerin farklı sistemler arasında kolayca aktarılabiliyor olması gerekmektedir.

  • Tavsiye
    Kamu idarelerinde bulunan coğrafi verilerin, sistemler ve uygulamalar arasında TUCBS Teknik Birlikte Çalışabilirlik Usul ve Esasları Rehberinde tarif edilen özelliklere uygun olarak, ağ hizmetleri vasıtasıyla kolaylıkla transfer edilebilir olmasının sağlanarak, verilerin taşınabilirliği ilkesinin yerine getirilmesi tavsiye edilmektedir.

Kullanıcı Odaklılık

Herhangi bir kamu kurumu, vatandaş veya iş dünyası gibi coğrafi veri hizmeti kullanıcıları bu hizmetlere erişebilir ve yeterli düzeyde faydalanabilir olmalıdır. Herhangi bir kamu hizmetinin sağlanması ve sunumu sırasında kullanıcı ihtiyaçları göz önüne alınmalıdır. Kamu hizmetlerinin tasarımı, geliştirilmesi ve süreç iyileştirmesi aşamalarında aşağıdaki beklentiler göz önüne alınmalıdır:

  • Bir hizmete erişmek için fiziksel ve dijital gibi alternatif kanalların kullanılabilirliği anlamına gelen çok kanallı hizmet sunumu yaklaşımıyla, hizmetlere alternatif kanallarla erişim sağlanmalıdır. Bu seçim kullanıcıya bırakılmalıdır.
  • Tek irtibat noktası yaklaşımıyla, kullanıcılar yönetimsel prosedürlere ve iç süreçlere takılmadan hizmete erişebilmelidir.
  • Yeni kamu hizmetlerinin tasarlanması ve mevcut hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla kullanıcı geri bildirimleri sistematik olarak toplanıp, değerlendirilmeli ve kullanılmalıdır.
  • Kullanıcılar sisteme veriyi sadece bir kez vermelidirler. Kullanıcılardan sadece gereken bilgiler alınmalı gereksiz bilgi toplanmamalıdır.
  • Bir kamu hizmeti için kullanıcılardan yalnızca gerekli olan bilgilerin sağlanması istenmelidir.

Tavsiye
Kamu kurum ve kuruluşlarının, bir kamu hizmeti sağlarken kullanıcıların gereksinimlerine en uygun kanalı seçebilmeleri için birden fazla kanal seçeneği sunmaları tavsiye edilmektedir.

Tavsiye
Kamu hizmeti sunan kurum ve kuruluşların, kullanıcıların yönetimsel prosedürlere ve iç süreçlere takılmadan hizmete erişebilmeleri için tek bir irtibat noktası sağlamaları tavsiye edilmektedir.

Tavsiye
Kamu hizmeti sunan kurum ve kuruluşların, kullanıcıları kamu hizmetlerinin analizine, tasarımına, değerlendirilmesine ve geliştirilmesine dahil eden mekanizmalar geliştirmeleri tavsiye edilmektedir.

Tavsiye
Kamu hizmeti sunan kurum ve kuruluşların, kamu hizmetinden faydalanacak kullanıcılardan yalnızca bir kez ve yalnızca gerekli bilgilerin istenmesi tavsiye edilmektedir.

Kapsayıcılık ve Erişilebilirlik

Kapsayıcılık, sunulan kamu hizmetlerine sosyal ve ekonomik ayrımlara maruz kalmadan erişmek ve bu hizmetlerden faydalanmak amacıyla yeni teknolojilerin sunduğu fırsatlardan toplumun her kesiminin tam manasıyla faydalanabilmesini sağlamaktır. Erişilebilirlik ise, kamu hizmetlerinin dezavantajlı gruplar tarafından diğer vatandaşlara verilen hizmet seviyesine eşit şekilde kullanılabilmesinin sağlanmasıdır. Kapsayıcılık ve erişilebilirlik, tasarım, bilgi kapsamı, içerik ve sunum bakımından bir kamu hizmetinin tüm yaşam döngüsü içerisinde yer almalıdır. Geliştirilen hizmetler, ulusal ve uluslararası e-erişilebilirlik tanımlamalarına uymalıdır. Ulusal olarak tasarlanan Kamu İnternet Siteleri Rehberi’nde, Uluslararası TS EN ISO 9241-151 (İnsan-Sistem Etkileşiminin Ergonomisi Standartları), WCAG ve TS EN ISO/IEC 40500:2012 (Web İçeriği Kullanılabilirlik Standartları ve Kriteri) standartlarında belirtilen hususlar göz önüne alınmalıdır. Kapsama ve erişilebilirlik geleneksel kâğıt tabanlı veya yüz yüze hizmet vermeyi de içererek elektronik hizmet verme ile eş zamanlı olarak birlikte var (Çok kanallı sunum) olmalıdır. Engelli veya kısmi süreli engelli vatandaşlar göz önünde bulundurularak bilgi sistemleri geliştirilmelidir.

Tavsiye
Kamu kurum ve kuruluşlarının, dijital kamu hizmetleri için, ulusal ya da uluslararası düzeyde tanınan e-erişilebilirlik tanımlamalarına uymaları tavsiye edilmektedir.

Tavsiye
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından sunulan kamu hizmetlerinin engelliler, yaşlılar ve diğer dezavantajlı gruplar dahil tüm vatandaşlar için erişilebilir olması tavsiye edilmektedir.

Güvenlik ve Gizlilik

49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca coğrafi bilgi sistemleri hizmet ve uygulamalarına ilişkin tüm faaliyetlerde ulusal güvenliğe, kişisel verilerin korunmasına, fikri, sınai ve ticari haklara ilişkin mevzuat hükümleri ile milletlerarası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla her türlü coğrafi verinin erişilebilir, paylaşılabilir ve kullanılabilir olması ilkesi gözetilmeli; kamu kurum ve kuruluşları üretiminden sorumlu oldukları coğrafi verilerin ve veri bilgilerinin güvenliğini ve gizliliğini sağlamalıdır.

  • Uygulama Kuralı
    49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Madde 17
    Güvenlik ve gizlilik

    (1) Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi ve Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yer alan kamu kurum ve kuruluşları sorumlulukları altındaki coğrafi verilerin bilgi güvenliği önlemlerini alır, doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlar.
    (2) Ulusal Coğrafi Bilgi Platformundaki veri bilgisi ve coğrafi veri hizmetlerinin güvenliğini ve gizliliğini Bakanlık sağlar.

Kullanıcılar, kamu idareleri ile etkileşime girdiklerinde, kişisel verilerin korunması ile ilgili mevzuata tam olarak uygun, güvenliği sağlanan ve güvenilir bir ortamda olduklarından emin olmalıdırlar. Kamu idareleri, kullanıcılar tarafından sağlanan bilgilerin gizliliğini, orijinalliğini, bütünlüğünü ve geri çevrilmemesini garanti altına almalıdır.
Kişisel verilerin, bilgiyi temin eden kurum dışında diğer kurumlarca kullanılmasında bilgiyi veren kullanıcının izni esastır. Bilginin korunmasından ve amacı dışında kullanılmamasından, bilgiyi temin eden ve kullanan tüm kurum ve kuruluşlar sorumludur. Teknoloji seçimlerinde, bu yönde gizliliği sağlayıcı çözümlere gidilmelidir. Gizliliği sağlayacak önlemler, kullanıcıların rahatlıkla anlayabileceği biçimde sunulmalı, ayrıca, gizlilik ile ilgili kullanıcı tercihi gerektiren durumlarda hizmetler, kullanıcıların tercihlerini bilgi toplama öncesinde belirleyebileceği şekilde tasarlanmalıdır.

  • Tavsiye
    Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ortak bir güvenlik ve gizlilik çerçevesinin tanımlanması ve kamu idareleri arasında güvenliği sağlanan ve güvenilir ortamda veri alışverişinin sağlanması için kamu hizmeti usullerinin belirlenmesi tavsiye edilmektedir.

Çok Dillilik

Avrupa Birliği müktesebatına uyum çalışmaları ve Türkiye’de kamu hizmetlerinden faydalanan ancak Türkçe dışında diller konuşan kullanıcıların varlığı göz önüne alındığında; kamu hizmetleri sunulurken çoklu dil desteğinin sağlanması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Çoklu dil desteği sağlanırken, özellikle dijital sunum kanalları tasarlanırken farklı kullanıcı tiplerine ve ihtiyaç seviyelerine uygun olarak kullanıcı arayüzleri tasarlanmalı, kamu hizmeti sunum araçlarının farklı dilleri destekleyebilme kapasitesi oluşturulmalı ve geliştirilmelidir.

Tavsiye
Kamu kurum ve kuruluşlarının kamu hizmeti sunarken çok dilliliğe hitap eden bilgi sistemlerini ve teknik mimarileri kullanmaları, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre çok dillilik destek düzeyine karar vermeleri tavsiye edilmektedir.

İdari Sadelik

Kamu idareleri, mümkünse idari süreçlerini iyileştirerek veya kamusal değer katmayan süreçleri ortadan kaldırarak bu süreçleri kolaylaştırmalı ve basitleştirmelidir. İdari basitlik iş dünyası ve vatandaşların yasal zorunluluklarına ait idari yükünü azaltmasına yardımcı olur. Kamu hizmetinin dijitalleştirilmesi varsayılan olarak dijital (digital-by-default) ve öncelikle dijital (dijital-first) kavramlarına uygun olarak gerçekleştirilmelidir. – Varsayılan olarak dijital; kamu hizmetlerine erişim ve kullanım için mümkünse en az bir tane dijital hizmet sunum kanalının var olmasıdır. – Öncelikle dijital; dijital kanallar üzerinden sunulan hizmetlere öncelik verilmesidir. Kamu hizmetlerinin sunumunda, maliyet ve riskleri düşürebilmek amacıyla, internetin tüm taraflarca aktif olarak kullanımı sağlanmalıdır. Bu amaçla geliştirilecek uygulamaların arayüz olarak W3C standartlarını sağlayan internet tarayıcılarını desteklemesi esastır. Kullanıcılar tarafından herhangi bir lisans ücreti gerektirmeyecek şekilde tarayıcılar vasıtasıyla indirilebilen eklenti ve aracı yazılımlardan yararlanılabilir.

Tavsiye
Kamu kurum ve kuruluşlarının, kullanıcıların isteklerine yüksek hızda ve kalitede cevap verebilmeleri ve kullanıcılar üzerindeki idari yükü azaltabilmeleri için kamu hizmetlerini sunarlarken mümkün olduğunca süreçleri basitleştirmeleri ve dijital kanalları kullanmaları tavsiye edilmektedir.

Bilginin Korunması

Bilginin korunması ilkesi, kamu hizmetlerinin sunulmasına ilişkin belgelerin ve bilgilerin belirli bir süre için saklanmasını ve erişilebilir olmasını gerektirmektedir. Kamu idareleri tarafından düzenlenen elektronik formattaki kayıtlar ve bilgiler korunmalı, eğer eskimişse ve gerekiyorsa yeni medya formatlarına dönüştürülmelidir. Dosya biçimleri uzun süre erişilebilirliği garantileyebilecek şekilde seçilmeli, buna elektronik imza ve mühürler de dâhil edilmelidir. Bilginin korunması, kamu idarelerinin sahip olduğu ve yönettiği bilgiler için tamamen ilgili kamu idaresinin sorumluluğunda olan bir konudur. Herhangi bir kamu idaresine ait olmayan veya birden fazla kamu idaresini ilgilendiren bilgiler ise ulusal düzeyde ele alınması gereken bir konudur. Bu durumda, söz konusu bilginin farklı yetki alanlarında kullanılması durumunda ortaya çıkabilecek zorluklarla başa çıkılabilmesi için ilgili kamu idareleri tarafından uygun bir “koruma politikası” geliştirilerek uygulanabilir.

Tavsiye
Kamu hizmetleriyle ilgili olarak birden fazla kurumu ilgilendiren veya sınır ülkeleriyle yapılan işbirlikleri kapsamında üretilen bilgiler için uzun vadeli koruma politikalarının oluşturulması tavsiye edilmektedir.

Etkinliğin ve Verimliliğin Değerlendirilmesi

Birlikte çalışabilir bir kamu hizmetinin değerinin değerlendirilebilmesi için yatırım getirisi, toplam maliyet, esneklik ve uyarlanabilirlik, verimlilik, şeffaflık, sadelik, azaltılmış idari yük ve risk, geliştirilmiş iş yöntemleri ve kullanıcı memnuniyeti düzeyi gibi parametreler göz önünde bulundurulmalıdır. Kamu hizmetinin etkinliğinin ve verimliliğinin sağlanması için çeşitli teknolojik çözümler (örneğin, bulut teknolojileri, nesnelerin interneti, hizmet olarak yazılım) değerlendirilmelidir. Bunun temel amacı, kurumların ya da kişilerin münferit ihtiyaçlarının karşılanması yerine, bilgi paylaşımı ihtiyaçlarının karşılanarak kamunun ortak çıkarlarının korunmasıdır. Kamu hizmetine ilişkin standart ve tanımların seçilmesi, değerlendirilmesi, uygulamalarının izlenmesi, uyumluluğunun değerlendirilmesi ve birlikte çalışabilirliğinin test edilmesi amacıyla süreçler oluşturulmalıdır.

 

Tavsiye
Kullanıcı ihtiyaçları ve maliyet-fayda oranı göz önünde bulundurularak, farklı birlikte çalışabilirlik çözümlerinin ve teknoloji seçeneklerinin etkinliğinin ve verimliliğinin değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir.

 

Veri Tanımlama Dokümanları ile Uyumlaştırma, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu ile Entegrasyon ve Coğrafi Bilginin Kullanılması

  • Uygulama Kuralı 49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Madde 4 (1**) *d)
  • Coğrafi bilgi sistemleri hizmet ve uygulamalarına ilişkin tüm faaliyetlerde birlikte çalışabilirliğin ve katılımcılığın sağlanması ilkesi gözetilmelidir. 

Birlikte Çalışabilirlik Usül ve Esasları Rehberi ile farklı işlevsel birimler arasında, bu birimlerin benzersiz karakteristiği hakkında bilgi sahibi olmadan ya da en az bilgiyle, iletişim kurabilme, program yürütebilme, veri gönderebilme ve alabilme yetenekleri yasal, idari, anlamsal ve teknik boyutlarda ortaya konmuştur. Kamu kurum ve kuruluşları, coğrafi verilerinin standartlara uyumlaştırılması, paylaşımı ve kullanımı çalışmalarına başlamadan önce Birlikte Çalışabilirlik Usül ve Esasları Rehberinde yer alan tavsiye ve gereklilikleri dikkate almalıdır.

Uygulama Kuralı
TUCBS Birlikte Çalışabilirlik Usul ve Esasları Gerekliliği
Kamu kurum ve kuruluşları, coğrafi verilerinin standartlara uyumlaştırılması, paylaşımı ve kullanımı aşamalarından önce Birlikte Çalışabilirlik Usül ve Esasları Rehberinde yer alan tavsiye ve gereklilikleri dikkate almalıdır.

Kurumlar arası veri ve bilgi paylaşımının mümkün olabilmesi için, kurumlar tarafından üretilen ve ihtiyaç duyulan veri ve bilgilerin açık ve net olarak ortaya konması gerekmektedir. Bu nedenle kurumlara ait veri kaynakları doğru ve eksiksiz olarak tanımlanmalı, kimin hangi bilgi ve veriye, hangi şartlar altında erişebileceğine ilişkin kurallar açıkça belirlenmeli ve paylaşımlara ilişkin kayıt ve bilgiler tutulmalıdır. Her kurum için kamu hizmet sunumu süreçlerinde kullanılan verilerin neler olduğu belirlenmeli, veri akışı ve veri yapıları ortaya konmalıdır.
Bu kapsamda TUCBS kapsamında hazırlanan Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi ile coğrafi veri temalarından sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşları belirlenmiş, Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisi ile bu kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin; coğrafi veriye erişim, paylaşım ve kullanım yetkileri belirlenmiştir. 49 numaralı Kararname ile sorumlu kurum olarak yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar öncelikle Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan ve üretmekle yükümlü oldukları coğrafi verilerin üretim planlamasını yapmalıdırlar.

Uygulama Kuralı
49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Madde 6

Kamu kurum ve kuruluşları Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan ve üretmekle yükümlü oldukları coğrafi verilerin üretim planlamasını yapar.

Ortak standartların kullanımı hedefinin gerçekleştirilmesi, veri değişiminde anlamsal ve teknik bütünlüğün sağlanması ve veri içeriğine ilişkin farklı yorumların engellemesi amacıyla coğrafi veri temalarına ilişkin uygulama kurallarını, teknik esasları ve standartları belirleyen Veri Tanımlama Dokümanları hazırlanmıştır. Sorumlu kurum olarak yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar, coğrafi veri sorumluluk ve paylaşım matrislerinde yer alan coğrafi verilerin üretimini, uyumlaştırılmasını ve paylaşımını yapmakla yükümlüdür. Söz konusu coğrafi verilerin uyumlaştırması işlemleri Veri Tanımlama Dokümanlarına ve bu kapsamda hazırlanan XSD şemalarına uygun olarak yapılmalıdır.

Uygulama Kuralı
49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Madde 6

c) Kamu kurum ve kuruluşları Kararname kapsamında üretiminden sorumlu oldukları coğrafi verilerin ve veri bilgilerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında belirlenen ilke, usul, esas ve standartlara uyumlaştırılmasını ve paylaşılmasını sağlamakla görevli ve yetkilidir.

Coğrafi veri sunumu ve paylaşımında maliyet ve risklerin düşürülmesi, güvenli coğrafi veriye tek merkezden erişilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin ihtiyaçlarına uygun olarak ulusal düzeyde kullanılması amacıyla Bakanlık tarafından geliştirilen bir veri görüntüleme ve paylaşım arayüzü olan Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu kullanılacaktır. Sorumlu kurumlar tarafından paylaşılan veriler ve bilgiler Bakanlık tarafından kontrol edildikten sonra Ulusal Coğrafi Bilgi Platformunda yayımlanacaktır. Ulusal Coğrafi Bilgi Platformuna sunulacak hizmetler ile ilgili işlemler Teknik Birlikte Çalışabilirlik Usül ve Esasları Rehberine, veri bilgileri ile ilgili işlemler ise Metaveri Bileşenleri Dokümanı na uygun olarak yapılacaktır.

Uygulama Kuralı
TUCBS Birlikte Çalışabilirlik Usul ve Esasları Gerekliliği
Kamu kurum ve kuruluşları, coğrafi verilerini, coğrafi veri servislerini ve veri bilgilerini Ulusal Coğrafi Bilgi Platformuna sunmadan önce Bakanlık tarafından yayınlanan Veri Tanımlama Dokümanlarında tarif edilen uygulama kurallarına, teknik esaslara ve standartlara uygun hale getirmelidir.

Uygulama Kuralı
TUCBS Birlikte Çalışabilirlik Usul ve Esasları Gerekliliği

Kamu kurum ve kuruluşları, coğrafi veri servislerini oluştururken Teknik Birlikte Çalışabilirlik Usül ve Esasları Rehberinde yer alan tavsiye ve gereklilikleri dikkate almalıdır.

Uygulama Kuralı
49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Madde 6

d) Kamu kurum ve kuruluşları 49 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında üretiminden sorumlu oldukları coğrafi verilerin ve veri bilgilerinin Ulusal Coğrafi Bilgi Platformuna sunulmasını sağlamakla görevli ve yetkilidir.

Uygulama Kuralı
TUCBS Birlikte Çalışabilirlik Usul ve Esasları Gerekliliği
Kamu kurum ve kuruluşları, coğrafi verilere ilişkin veri bilgilerini Ulusal Coğrafi Bilgi Platformuna sunmadan önce aşağıdaki Metaveri Tanımlama Dokümanlarında yer alan gereklilikleri dikkate almalıdır:
• Metaveri Bileşenleri Dokümanı
• Metaveri ile ilgili XML örnek dosyası
• Metaveri ile ilgili Kodlistesi katalogları

Uygulama Kuralı
49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Madde 13

Coğrafi veri hizmetleri, veri bilgisi Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, coğrafi veri hizmetlerini ağ hizmetleri altyapısı vasıtasıyla Ulusal Coğrafi Bilgi Platformuna kesintisiz olarak sunar.

Uygulama Kuralı
49 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi – Madde 14

• Ulusal coğrafi bilgi platformu, coğrafi veri erişimi, paylaşımı ve kullanımı
Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının bu matristeki coğrafi veri ve veri bilgileri, Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan yetkilendirme çerçevesinde, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu üzerinden paylaşılır. Kamu kurum ve kuruluşları coğrafi veri ve veri bilgilerini kendi kurumsal veri paylaşım platformlarından da paylaşabilir.
• Kamu kurum ve kuruluşları, uluslararası üyelikleri ve işbirlikleri kapsamında uluslararası ağ sistemleri üzerinden temin ettikleri ya da paylaştıkları coğrafi verileri, milletlerarası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, veri tanımlama dokümanlarında belirlenecek şartlarda Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu üzerinden de paylaşmakla yükümlüdür.
• Gerçek ve tüzel kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarına ait coğrafi veri ve veri bilgisi taleplerinin Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu üzerinden karşılanması esastır. Kurumlara yapılan talepler kurumsal platformlardan da karşılanabilir.

Tavsiye

Bakanlığa bilgi verilerek kurumlarca veri görüntüleme ve paylaşım arayüzleri geliştirilebilir.